Yazılım ve programcılar kesin okusun!

Arkadaşlar bu yazıya nette tesadüfen rastladım ama çok güzel bir yazı herkesin okumasını tavsiye ederim. Aslı burada.

Software – How Software Companies Die

    By Orson Scott Card

The environment that nutures creative programmers kills management and marketing types – and vice versa. Programming is the Great Game. It consumes you, body and soul. When you’re caught up in it, nothing else matters. When you emerge into daylight, you might well discover that you’re a hundred pounds overweight, your underwear is older than the average first grader, and judging from the number of pizza boxes lying around, it must be spring already. But you don’t care, because your program runs, and the code is fast and clever and tight. You won. You’re aware that some people think you’re a nerd. So what? They’re not players. They’ve never jousted with Windows or gone hand to hand with DOS. To them C++ is a decent grade, almost a B – not a language. They barely exist. Like soldiers or artists, you don’t care about the opinions of civilians. You’re building something intricate and fine. They’ll never understand it. Continue…

MüzeKart

Arkadaşlar Kültür ve Turizm Bakanlığının bir hizmeti var MüzeKart adında. Oldukça güzel bir hizmet olmuş 20 YTL karşılığında bir yıl boyunca tüm müzelere ücretsiz girilebiliyormuş. Eğer İstanbul gezisi falan yapacaksanız kesinlikle almanızı tavsiye ederim.

İş Hayatı

Üniversiteyi bitirdikten sonra bir kaç yıl daha Eskişehir’de kalmaya karar verdim :). Artık iş hayatına da resmen atılmış bulunmaktayım. Eskişehir Gazbil İletişim teknolojilerinde çalışmaya başladım. Bakalım öğrenciliği çok arayacak mıyız?

Yeni Bir Başlangıç

Her sonun bir başlangıç olduğu bir gerçek. Ben de üniversite hayatımın sonuna geldim. Dün havaya attığımız keplerimiz ile birlikte, 5 yıllık bir üniversite hayatını da geriye atmış olduk. Güzel, çürkin, iyi, kötü, aç, hazımsız, uykusuz, uykudan gözleri şişmiş daha sayabileceğim bir çok his, yaşanmışlık ve anıyla geçmiş bir 5 sene. Şimdi herkesin dediği benim de farkına vardığım gibi daha zor bir hayat beni bekliyor. Şu an alt sınıflardaki arkadaşlara verebileceğim tek tavsiye şu anın kıymetini bilsinler, her ne kadar bu kimsenin önemsemeyecğini bilsem de söylüyorum. Çünkü zamanında bize de söylenmişti ve biz de önemsememiştik. Ama ayrılık vakti gelince herşey daha bir net anlaşılıyor.  Neyse şimdilik bu kadar, ileride hayatımda olacak değişiklikleri de buradan yazacağım.  Ayrıldığımız tüm arkadaşlarıma geçen 5 sene için teşekkür ediyorum, öyle kolay unutmayın beni arada bir girip bakın ne yapıyor diye, en azından bir kaç sene 🙂

NTLDR eksik hatası çözümü

         Ev arkadaşımın (Çağrı) laptopunda açılışta Ntldr eksik hatası veriyordu. Kısa bir araştırma sonunda çözümü bulduk. Size de lazım olabilir o yüzden kısaca yazıyorum.

1-) Xp CD sini takıp bilgisayarı CD’den başlatın.
2-) Kurulum ekranında R tuşuna basın.
3-) Sizden yönetici şifresi isteyecektir. Eğer varsa girin yoksa enter’ a basıp devam edin.
4-) Daha sonra kendi sürüclerinize göre aşağıdaki kodları yazın, dosyaları kopyalamak için.
copy e:\i386\ntldr c:\
copy e:\i386\ntdetect.com c:\
5-) fixboot yazıp, enter’a basın.
6-) fizmbr yazıp, enter’a basın.
7-) exit yazıp çıkın.

Futbol Güzel Şey

        Amacım futbol şöyle bir oyun böyle bir oyun demek değil. Es Es süperlige çıkınca ben de dışarı çıkıp bi insanlara araç konvoylarına bakayım dedim. Çok hoşuma gitti, yüzlerce insan derdini tasasını birkaç saatliğine de olsa unutmuş bir vaziyette eğleniyor hem de hiç tanımadığı insanlarla birlikte.

       Birkez daha anladım ki bizim ülkemizde futbol asla futbol değil. Onca derdin, sıkıntının, yoksulluğun, acının içinde tutunacak bir dal insanlar için. Ülkemizde birçok insan futbol dışında başka hiçbir yerinde hayatın gülemiyor. Bu insanları kandırmak olarak düşünülebilir ama ben öyle düşünmüyorum. Eğer hiç yüzü gülmeyen bir insanı bir an olsun güldürebiliyorlarsa, ki öyle olduğunu düşünüyorum, razıyım biraz da olsa insanların kandırılmasına.

Beş Taş

        Geçen günlerde CNN’de bir program izliyordum, Afrika’dan oldukça yoksul bir ülkenin kimsenin uğramadığı belli bir yerinde çekim yapıyorlardı. O arada oradaki çocukların, bizim de çocukken oynadığımız beş taş oyununu birebir aynı şekilde oynadıklarını gördüm. Futbol ya da başka belirgin bir oyun oynasalar şaşırmazdım belki ama böyle ayrıntı bir oyunun birbiriyle hiç alakası olmayan iki yerde oynanması çok şaşırttı beni. Onların da atası Türk olamayacağına göre, nasıl böyle bir tesadüf oldu merak etmemek elde değil.

Son Haberler

       Günlüğümdeki yazılar arasındaki zaman gitgide artıyor. Ya çok tembelleşiyorum, ya da çok çalışkan oluyorum 🙂

       Peki neler oldu son yazımdan sonra? Öncelikle 3-4 aydır uğraşdığım projeyi tamamlamış bulunmaktayım. Şu an test aşamasına geçmiş bulunmaktayız, ve testleri yapılıyor. Onca aydan sonra büyük mutluluk benim için. Ama malesef pek dinlenme fırsatım olmayacak. Zaten şu an tez yazmakla uğraşıyorum. Onu tamamlar tamamlamaz da biraz kendi projelerimle uğraşmak istiyorum. Onları askıya almak zorunda kalmıştım. İnsanın kendi fikirleri , kendi göz ağrıları bi başka oluyor 🙂

        İş dışında ise Barış Manço/ Gamzedeyim Deva Bulmam ile yatıp kalkıyorum. Winamp’ımdaki çalan tek şarkı şu aralar. Bakalım ne zaman bıkacağım. Öte yandan web sitemin içler acısı halini görmüşsünüzdür sanırım. Sürekli içimde bi istek var güzelleştirmek için ama bir türlü fırsat olmuyor.  Bu arada Tahir (bknz. www.tahirmutlu.com) bilyaztv‘yi açmış bulunmakta. Fırsat buldukça orası için de video çekmeye çalışıyorum. Şimdilik sadece 1 tane var benim 🙂 Ama Tahir baya özverili bu konuda, o yüzden oldukça faydalı bir site olacağını düşünüyorum.

        Son olarak ta OOP ve Yazılım Mühendisliği derslerinden sonra içimdeki yazılım mimarisi ve mühendisliği aşkı gittikçe büyümüş bulunmakta 🙂 Ona da baya bi sardım. Şu an Software Architecture in Practice kitabını okumaktayım. Eğer onu bitirebilirsem, baya bi uzun liste yaptım kendime. Eğer biraz olsun bişiler kaparsam 🙂 paylaşmaya çalışıcam.

        Şimdilik bu kadar en kısa sürede buluşmak dileğiyle. Artık uzun tutmamaya çalışıcam yazıların arasını….